Kontrol Panosu Bağlantılarında Yer Tasarrufu

From |

Endüstriyel uygulamalarda süreçleri optimize etmek, otomasyon teknolojisinden beklentileri yükseltir. Daha fazla sensör ve kablonun entegrasyonu ve bağlantısı gerekir. Ek maliyetlerden kaçınmak için, bu bağlantılar kontrol panosunda fazla yer kaplamamalı ve panoya montajları hızlı olmalıdır. Push-in bağlantılı iki yeni bağlantı sistemi bu gereksinimleri karşılamaktadır (Şekil 1).

Marşaling klemensleri (solda) ve marşaling panelleri (sağda): Push-in bağlantılı modüler, renk kodlu bağlantı sistemleri, kontrol panosuna düzen ve esneklik getirir.

Hızlı ve kolay montaj

Push-in bağlantılar, montaj kolaylığı ve zaman tasarrufu sağlama  konusunda standart haline gelmiştir. Geleneksel ray klemenslerle kıyaslandığında, push-in klemenslerde iletkenleri alet kullanmadan hızlı şekilde bağlantı yuvasına takabilme avantajı mevcuttur. Takma kuvvetleri, piyasadaki diğer bağlantı tasarımlarına göre yüzde 50’ye varan oranda daha düşük olan push-in konnektörler, iş yorgunluğunu en aza indirir.

Direkt bağlantı, yüksüklü ve tek telli iletkenlerin daha hızlı montajına olanak sağlayarak çalışmayı kolaylaştırır, kablolama süresini azaltır ve DIN 60947-7’ye göre onaylanmış, güvenli, gaz geçirmez, titreşime dayanıklı bir bağlantı sağlar. Piyasadaki bazı modeller, aynı zamanda proses teknolojisi, güç mühendisliği, demiryolu mühendisliği (EN 50155) ve gemi inşaatı test gereksinimlerini de karşılar.

Kullanıcı, renk kodlu butona standart bir tornavida ile basarak kabloyu sökebilir. Renkli butonlar, yanlış iletken bağlantıları yapılmasını ve devreye alma sırasında yaşanabilecek tehlikeli durumları önler.

Bu yeni dokunma emniyetli bağlantı sistemleri, diğer yaygın tasarımlarla kıyaslandığında, pinler arasındaki kısa devreler veya montaj aletinin metaline dokunma gibi tehlikeler arz etmemektedir. Ayrıca, tasarımları, montaj aletlerine olan ihtiyacı ortadan kaldırarak maliyetleri de azaltır.

Kişiselleştirilmiş renk kodlaması

Her iki yeni bağlantı sistemi için de – marşaling klemensleri ve panelleri – renk kodlaması bireysel tercihlere göre uygulanabilir. DIN EN 69100 veya VDE 0815 tarafından belirlenmiş olan, montaj kablolarının renk kodlaması gibi standart kodlama sistemleri de kullanılabilir. Bu, iletken renginin doğru bağlantı noktasıyla eşleşmesini kolaylaştırır. Belirli bölgeler ayrıca renge göre kodlanabilir. Renge göre montaj sadece zaman tasarrufu sağlamakla kalmaz, aynı zamanda kablolama hatalarını da önler.

Hata meydana geldiğinde bile renk kodlamanın avantajları vardır: Klemens tanımı iletken ve bağlantı noktası rengini gösterdiğinden, kablolama hatalarını bulmak ve düzeltmek kolaydır.

Renge dayalı hazırlık, dijital giriş/çıkış ve analog giriş/çıkış bölümleri gibi farklı alanlarda kullanılabilir. Benzer şekilde Pompa 1, Pompa 2, vb. uygulama tipleri renklere göre yapılandırılabilir. Bu özelleştirilmiş yapılandırma, kontrol panosunun her zaman düzenli olmasını sağlar. Ulusal sınırların ötesinde faaliyet gösteren şirketler, dünya genelinde teknisyenlerin ve bakım personelinin çalışmalarını kolaylaştırmak için belirli uygulamalara göre kurum içi standartları belirleyebilir.

Önden kablolamayı kolaylaştırın

Çoğunlukla önden kablajda kullanılan marşaling klemensleri (Şekil 2), sadece 8,3 mm genişlikte ve 100 mm uzunluktadır. Kontrol panosunda metre başına 960’a kadar sinyal kullanımına izin verir.

Düzgün önden kablolama için marşaling klemensleri: Yeni PTRV klemensler, dört (solda) ve sekiz (sağda) katlıdır ve çeşitli renklerde geçiş klemensi ve potansiyel dağıtıcı versiyonları mevcuttur.

Kontrol panosu alanı en baştan azaltılabileceğinden, planlama sırasında bunu bilmek harikadır. Bu boyutlar, bu  klemensleri piyasadaki en kompakt push-in bağlantı konnektörleri yapar.

Daha fazla yer tasarrufu sağlamak istiyorsanız, kablo kanalı kapağını yerleştirmek için klemense bir kablo kılavuz şeridi takın. Bu, ayrı bir kablo kanalı ihtiyacını ortadan kaldırır.

Bağlantı noktalarının ortasındaki test soketi, yanlış bağlantıları ve ölçümleri önler çünkü test probunun iletken girişleri arasında yerleştirileceği nokta açıktır. Test probunun 2.3 mm’lik girişi herhangi bir iletken tarafından engellenmediği için konvansiyonel problar da kullanılabilir. Bu, ölçüm cihazlarının bağlanmalarını ve test devrelerini herhangi bir sorun olmadan kurmayı mümkün kılar.

Marşaling klemensi gerilim dağıtımı için de bir seçenek sunar. 17,5 A’e kadar olan akımları maksimum 32 terminal noktasına dağıtır. Besleme amacıyla ve daha büyük kesitlerde 32 A’e kadar akımlar da dağıtılabilir ve çıkışlardan terminal başına 17,5 A’e kadar çekilebilir. Köprülenebilir versiyonu da bulunan bu terminale 6 mm2’ye kadar iletkenler (yüksüklü olsalar da) takılabilmektedir.

Hem dört, hem sekiz katlı modeller için, klemenslerin arasındaki bölgeye takılan ve rayda hiç yer kaplamayan önceden baskılı etiketler mevcuttur. Bu etiketler aynı zamanda farklı alanların daha iyi düzenlenmesini ve ayrılmasını sağlar.

Modüler tasarım için paneller

Kısa revizyon süreleri önemliyse marşaling panelleri ideal seçimdir. Simetrik tasarımı, kontrol panosunun her iki tarafında da çalışmayı mümkün kılarak, otomasyon ve saha ile anahtarlama tarafının net şekilde ayrılmasını sağlar.

Yeni marşaling panelleri (Şekil 3), DIN 60297’ye göre 19 inç standardının dışına çıkmaya da izin verir. Bunun yerine, kullanıcının tanımladığı bir standart uygulanabilir. Kullanıcılar kendi özel gereksinimlerini karşılamak için yüksek kablaj yoğunluğuna sahip kendi marşaling dağıtım konseptlerini geliştirebilirler. Montajı yapan kişi modülleri birleştirerek mevcut sinyalleri modül sayısıyla tam olarak eşleştirebilir, böylece kullanılmayan alan kalmaz.

Yüksek derecede esneklik: Modüler PTMC bağlantı sistemi, raya montaj (solda) ve saca montaj için modüllerden oluşur.

Marşaling panelleri hem flanşlar yardımı ile saca hem de ayaklar yardımıyla raya monte edilebilir, böylece kontrol panosundaki veya makine gövdesindeki mikrodenetleyiciler için de kullanılabilir.

Panellerin her bir elemanı 11 renkte temin edilir (Şekil 4). Klemensler basit bir geçmeli kilit yapısı ile birbirine monte edilebilir. Yapılandırılmış panellerde montaj delikleri arasındaki mesafeler de özelleştirilebilir. Yeterli sabitleme malzemelerinin de çözüme dahil oluşu sayesinde kullanıcılar klemensleri sorunsuz monte edebilirler.

Kodlama için onbir renk: Marşaling panelleri ve klemensleri esnek bir renk kodlama sistemi kullanılarak hazırlanabilir.

Pin sayısı 32, 48 ve 80 olan tamamen hazır çözümler hem kompakt boyutlarda hem de 19 inç boyutlarında mevcuttur. Dikey kablo kılavuzu, kablolama işlemini düzenler. Herhangi bir bağlı iletken tarafından engellenmediğinden, kablo açma mekanizmasına daima erişilebilir. Bağlantı noktalarında bulunan 2.3 mm’lik test soketleri, standart ekipman kullanarak  ölçüm ve test imkanı sunar.

Push-in bağlantılı  bağlantı sistemleri

Marşaling klemensleri

  • Önden bağlantıyı kolaylaştırır
  • Alan gereksinimini yüzde 20’ye kadar azaltır
  • Terminal noktaları seçilen 11 renk ile kodlanabilir
  • Bağlantı noktaları arasında kolayca erişilebilir test soketleri mevcuttur
  • Kapsamlı yatak ve dikey etiketleme seçenekleri vardır

Marşaling panelleri

  • Modüler tasarımlar için
  • Yüzde 20’ye kadar daha fazla sinyal yoğunluğu
  • Modüler yapı sayesinde uygulamaya özel ayarlanabilen pin sayıları
  • Terminal noktaları seçilen 11 renk ilekodlanabilir
  • Standart test aksesuarları ile kolay test

Sonuç | Sinyal kablolamasında daha açık bir yerleşim ve daha fazla esneklik

Phoenix Contact’ın push-in bağlantılı yeni bağlantı sistemleri, Wire-Wrap, Termi-Point ve diğer geleneksel bağlantı sistemleri gibi eski tasarımlardan daha fazla katma değer sunar. Marşaling klemensleri ve panelleri, bağlantı noktası renklerinin serbestçe seçilebileceği yenilikçi bir renk kılavuz sistemi sunar. Bu, sinyal kablolaması sırasında daha net bir yerleşim ve daha fazla esneklik sağlar.

Yenilikçi Klemens Çözümlerimizle Güç Kablajını Nasıl Kolaylaştırırsınız?

From |

Kontrol panolarındaki elektriksel bağlantılar son on yılda dikkate değer bir evrim geçirdi. Son derece gelişmiş bağlantı teknolojileri ve özel işlevler, yenilikçi üretici ve kullanıcılar için bağlantı teknolojisinin önemine tanıklık ediyor. Günümüz pazarı 150 mm2‘ye kadar büyük kesitli iletkenlerin kablolaması için yaylı yüksek akım klemensleri ile hızlı ve kullanıcı dostu bağlantı seçenekleri sunuyor.(Şekil 1, ana resim).

Bugün 0.14 ile 10 mm2 arasında değişen çok sayıda klemens çözümü vardır: kablolar ister vidalı veya yaylı bağlantı ile, ister aletsiz bağlantı ile, isterse kablo hazırlığı olmadan bağlansın, olağanüstü sayıda seçenek söz konusudur. Günümüzde klemensler sadece elektrik kablolarını bağlamak için değil, aynı zamanda izolasyon veya sigortalı koruma ve komponent bağlantısı gibi uygulamaya özel işlevler için de kullanılmaktadır.

Son yıllarda yüksek bağlantı yoğunluğunun gelişmesi eğilimi göze çarpmaktadır. Bu eğilim, ince tasarımlar, çok katlı yapılar ve marşaling konnektörleri gibi yüksek yoğunluklu yapılarla sonuçlanmıştır.

Büyük kesitler için sınırlı çözümler

Kesiti 16 mm2 veya daha büyük olan iletkenler söz konusu olduğunda yönelim basit bağlantıdır. Kesit spektrumundaki evrensellik göz önüne alındığında, vidalı klemens baskın yapı olmaya devam ederken, bunu büyük kesitlere uygun pabuç bağlantılı klemensler takip eder. Pabuçlu bağlantının temel avantajı, kablo pabuçlu kablonun cıvata üzerinde frontal olarak “asılması” ve altıgen somunun sıkılmasını kolaylaştırmasıdır.  Ancak, kablonun bağlantı öncesi yerleşimi zordur, ayrıca kablo pabucunun ek maliyeti söz konusudur.

Montajı yapan kişi, vidalı ve pabuç bağlantılı klemenslerin doğru şekilde bağlandığından emin olmak için üretici tarafından belirtilen tork değerini dikkate almalıdır. Modern elektrik sistemlerinin modüler yapısı nedeniyle, kontrol panoları ve tesis parçaları genellikle prefabriktir ve sonrasında tüm dünyada satılabildiğinden merkezi olmayan üretim ile sonuçlanır. Bu, son kullanıcının tork değerlerine uymasının garanti edilmesini zorlaştırır.

Örneğin, fotovoltaiklerde DC toplama kutularının montajını ele alalım. Sahada DC toplama kutularını monte eden mühendislik, tedarik ve taahhüt (EPC) genel yüklenicileri genellikle dünyanın dört bir tarafına yayılmıştır. Günümüzde Orta ve Güney Amerika veya Asya’da çok sayıda PV tesisi kurulmaktadır. Her zaman, tesislerin yapımına nitelikli uzmanların atanıp atanmadığı veya endüstrideki fiyat baskısı nedeniyle daha az vasıflı personelin kullanılıp kullanılamayacağı açık değildir. Bununla birlikte, uygun tork değerinin gözetilememesi potansiyel bir risk oluşturmaktadır (Şekil 2).

Yenilikçi yaylı bağlantının avantajları

35 mm2’ye kadar olan kablo kesitleri için yaylı bağlantı uzun yıllardır kullanılmaktadır. Yaylı kafes teknolojisi, uzun süredir klemenslerde kullanılan en üst teknolojidir ve bugün de dünya çapında yaygındır. Son yıllarda yaylı kafes teknolojisine push-in bağlantılar eklenmiştir. Bu teknoloji önceden bilinmeyen bir kablolama kolaylığı sunar – plastik bir buton (itici), temas ve yanlış kablolamaya karşı koruma için ek güvenlik sağlar. Bu bağlantı, daha hızlı montaj süreleri sağlamaktadır. 3,5 mm’lik tasarım genişliği sayesinde 1,5 mm2’lik bağlantı kesitinde yüksek yoğunluklu kablolama gerçekleştirilebilir. Ancak, 35 mm2’nin üzerindeki kesitlere yönelik yaylı bağlantı uzun bir süre boyunca gerçekleştirilebilmiş değildir.

Power Turn bağlantı teknolojisine sahip yüksek gerilim klemensleri

“Power Turn” olarak bilinen yeni yaylı bağlantı teknolojisi 2013 yılında pazara girmiştir ve birçok avantajı beraberinde getirmektedir. Büyük kabloların bağlantısı için tasarlanan Power Turn başlangıçta 95 mm2 nominal kesitli olarak çıktı. Bugün Power Turn 35, 50 ve 150 mm2 kesitlerde de mevcuttur.

Power Turn bağlantısı kolay, hızlı ve güvenlidir – herhangi bir uzman rahatlıkla bağlantı yapabilir. Klemensler, bağlantı noktaları açık şekilde gelir. Kablo doğrudan klemense yerleştirilir. Bağlantı alanını kapatmak için turuncu aktüatör kolu basitçe hareket ettirilir. Önceleri oldukça fazla çaba harcanan işlem, bu kullanıcı dostu, etkin bağlantı teknolojisiyle artık çok kolaydır.

Tek telli kablolar ve yüksüklü kablolar, push-in bağlantı klemenslerinin turuncu butonuyla herhangi bir alet kullanmadan doğrudan takılabilir. Power Turn yüksek akım klemensi, benzer şekilde doğrudan bağlantıya izin verir. Aktüatör kolu kapalıyken, bağlantı alanına herhangi bir alet kullanmadan 150 mm2’ye kadar kablolar yerleştirilebilir. Bu özellikle dar alanlarda kullanışlıdır, çünkü büyük kesitlerde DIN EN 60228 (VDE 0295) ‘e göre Sınıf 1 ve Sınıf 2 kablolar – yuvarlak tek telli ve çok telli kablolar kullanılır.

Esnek test, köprüleme ve montaj

50 mm2 veya daha büyük kesitlerde tarak köprüler, kullanılabilir. Bu, her iki yandaki bitişik klemenslerle iki ve üçiü bağlantıların oluşturulmasını sağlar. Kablo yerleştirilmeden önce bağlantı alanına takılan köprüler, klemensin gövdesine geçmektedir. Böylece düşmeleri önlenmiş olur ve kablolama için kullanıcının iki eli de serbest kalır. Köprüler, görsel olarak ayrım için plastik kanatçıklar ile donatılmıştır. Klemensler bağlandığında kırmızı kanatçıklar kabloların arasında kalır.

Power Turn teknolojisine sahip en küçük klemens 35 mm2 nominal kesite sahiptir. Bu, Clipline Complete aksesuar gamının evrensel köprüleriyle uyumlu olmasını sağlar. Köprüler, her zamanki gibi klemensin orta bölgesine iki sıra halinde takılabilir. Bu küçük besleme giriş klemensi, özel indirici köprüler kullanılarak 2.5, 4 ve 16 mm2 nominal kesitli klemenslere potansiyel dağıtımı için kullanılabildiğinden oldukça kullanışlıdır (Şekil 3).

Power Turn – yeni bağlantı teknolojisi

Power Turn bağlantı teknolojisi birbirlerinin üzerinde duran üç çelik yaydan oluşan yenilikçi bir  mekanizmaya sahiptir. Bunlar kabloyu mevcut akım barasına doğru farklı pozisyonlarda büyük bir kuvvetle bastırır. Akım barası düşük kontak dirençli geniş

kontak yüzeyi sağlayan konik profile sahiptir. Yayların düzeni bağlantı alanı kapalıyken kablonun doğrudan bağlantısını sağlar (push-in).

Power Turn bağlantısı pazardaki açık ara en büyük kablo çekme kuvvetine sahiptir. Yaylı bağlantıya sahip klemensler, vidalı klemensler gibi DIN EN 60947-7-1 / 2’ye göre test edilmiş ve onaylanmıştır, ancak vidaları olmadığı için klemensler ek bir yaşlanma testine tabi tutulur.

50 mm2 veya üzeri Power Turn üç farklı test seçeneği sunar. Standart modelde, her iki tarafta iletken bağlantısının yanında, 2.3 mm çapında test probları için delikler bulunmaktadır. Kalıcı test ve ölçüm cihazlarını veya  aşırı gerilim koruma cihazlarını bağlamak için, her iki tarafa da bir ek klemens takılabilir. Ek klemens iki ilave push-in bağlantıya sahiptir. Bunlara 16 mm2’ye kadar kablolar bağlanabilir ve ayrıca iki ayrı 2.3 mm’lik test soketi için de yer bulunmaktadır. Bu test seçenekleri yeterli değilse, klemensin ortasında ek bir soketi bulunan örneğin IEC 61010’a göre 4 mm’lik dokunma emniyetli ölçüm kablolarının takılabildiği diğer model kullanılabilir. Sonuç olarak gerilim, klemensler  üzerinden rahatlıkla ölçülebilir.

Phoenix Contact, DIN EN 60715’e göre TH 35-15 montaj rayına takılan yüksek akım klemensleri sunmaktadır. Ayrıca flanş ile yüzeye doğrudan montaj yapılabilen tipler de vardır. Bu tipler  daha az derinliğe sahiptir ve klemensi yerine optimum şekilde sabitler.

Eğer beş klemensten oluşan bir grup gerekliyse, PT Power ürün serisi klemens blokları önerilir (Şekil 4). Bu tipler, birbirlerine sıkıca geçme olup hem kullanımları pratiktir hem de sipariş veya stok söz konusu olduğunda tek bir ürün tipinin avantajını sunarlar. Bu klemens blokları ray montaj ve flanşlı montaj tiplerinde mevcuttur. Üniversal bir klemens olan PT Power gemi ve IECEx dahil tüm onaylara sahiptir.

Su arıtma tesislerinde güvenilir markalama çözümleri

From |

Su arıtma endüstrisindeki geniş tesis yapıları nedeniyle örneğin bakım çalışması sırasında tesis içindeki ulaşım önemli bir zaman alır. Bu zaman kaybı  tüm tesis içinde markalama yapıldığında da söz konusudur. Phoenix Contact’ın Mobil Thermomark Prime baskı sistemi sayesinde, kamu hizmeti şirketi AVU Netz ciddi tasarruflar sağlıyor. 

İlginizi Çekebilir: Osmangazi Köprüsü’nde Kablolama İşleri

Mobil Markalama Sistemi

AVU Netz’in sloganı ve hedefi, “Tesiste Hatasızlık”tır. Yaklaşık 300 çalışanı bulunan şirket Almanya’nın Ennepe-Ruhr bölgesinde, Almanya’nın en kalabalık nüfuslu eyaleti olan Kuzey Ren-Westphalia’nın merkezinde elektrik, gaz ve su dağıtım şebekesi tedarikçisidir.Hizmet sunduğu yerler arasında Schwelm, Breckerfeld, Ennepetal, Sprockhövel, Wetter, Hattingen ve Gevelsberg kentleri yer almaktadır. AVU Netz, tüm bölge genelinde 1.800’den fazla ikmal tesisi kurmuş ve işletmektedir.

Elektrik ve gazın güvenilir dağıtımının yanısıra, temiz içme su dağıtımı da yapmaktadır. AVU içme suyu deposu – Ennepetalsperre baraj gölü – 12,3 milyon metreküpten fazla su tutmaktadır ve günde kişi başına yaklaşık 130 litre su talebini karşılamak için müşterilerine saatte yaklaşık 1200 m³ içme suyu sağlamaktadır. AVU, kendi şebeke bölgesine su temin etmek için Verbundwasserwerk Witten su arıtma tesisi, Rohland su arıtma tesisi ve müşterek Volmarstein su arıtma tesisi ile işbirliği halinde çalışmaktadır. Şirketler, Alman Gaz ve Su Kurumu (DVGW) tarafından teknik olarak güvenli işletim ve verimli proses organizasyonu için onaylanmıştır.

Tesis içersindeki teknik sistemlerin, tüm tesis bileşenlerinin detaylı ve açık bir şekilde etiketlenmesi kalite standartları için önemlidir. Bu sadece tesislerin planlama ve kurulum aşamalarında değil, tüm tadilat ve genişletmelerde de uygulanmalıdır.

 Etkili markalama

AVU Netz’in Şebeke Hizmet Sistemi Teknoloji departmanından Stephan Maubach (Şekil 3)X; “İçme suyu tedariği yüksek derecede hassastır , dolayısıyla tesiste çalışan teknisyenlerimiz, herhangi bir zamanda ve özellikle servis/bakım sırasında  tüm tesisteki sistemlere hızlı ve etkili şekilde ulaşabilmelidir.” Uzun bakım ve servis süreleri, ideal olarak kesintisiz bir işletim sistemi olması gereken dağıtım şebekesinde sıkıntı yaratabilir.

Anlamlı ve verimli tesis dokümantasyonu güvenilir bakım ve onarım işi için anahtar öneme sahiptir.Tüm elektroteknik tesis bileşenlerinin ve terminal noktalarının kapsamlı, açık ve kolayca okunabilirliğini uzun süre muhafaza edecek şekilde markalanması bu açıdan çok önemlidir. AVU Netz, uzun yıllardır kontrol kurulumlarında Phoenix Contact‘ın yazılım destekli Thermomark ROLL ve Thermomark CARD masaüstü yazıcılarını kullanmaktadır. Kontrol panosu bileşenlerinin markalanması, üretim hattının doğal bir parçasıdır. CLIP PROJECT planlama ve markalama yazılımı ile, devre şemasının tüm markalaması iki yönlü arayüzler yoluyla CAE sisteminden gönderilip, ilgili yazdırma sistemi üzerinde yazdırılır.

Mobil markalama ile maliyetlerden tasarruf

Tesis onarımları, modernizasyonlar veya genişletmeler durumunda, kontrol panosundaki yeni bileşenlerle birlikte mevcut markalama da düzenlenmelidir. AVU Netz’in kapsadığı geniş hizmet bölgesi nedeniyle, teknisyenler günlük bazda uzun mesafeler katetmelidir. Bu yolculuklar verimli zaman kullanımı açısından iyi planlanmalıdır.

Maubach; “Sahada markalama ve tesis dokümantasyonuyla ilgili problemlerimiz vardı. Yazılması gereken bilgiler kağıt üzerine elle yazılıp sahadan üretim departmanımıza, atölyeye gönderiliyordu. Bu durum, ek maliyetlere sebep oluyordu. Bu nedenle çözüm olarak sahada etiketleri hazırlayacak mobil bir cihaz arayışına girdik” diyor.

Günümüzde kamu hizmeti endüstrisi de yoğun maliyet baskısı altında ve bu baskı, şirketleri sürekli olarak yeni tasarruf olanakları aramaya ve mevcut süreçlerin verimliliğini artırmaya zorluyor. Bu bakımdan, atölye ortamında kullanılan sabit yazıcılarla aynı baskı kalitesini sağlayan mobil bir markalama cihazı ilgilerini çekti ve bataryayla çalışan bir mobil yazdırma sistemini – Phoenix Contact’ın Thermomark Prime ürününü – seçmeye karar verdiler.

Maubach, her şey hesaba katıldığında yeni prosesin sabit yazıcılarla yapılan önceki prosese göre yüzde 15 zaman tasarrufu sağladığını söyleyip sözlerine şöyle devam ediyor; “Etiketleri sahada doğrudan yazdırabildiğimizden dolayı, atölyede yeniden baskı yapmak için harcanan zamandan ciddi anlamda tasarruf ediyoruz.”

En uygun resim baskısı

Kesintisizliği sağlayabilmek için, sistemdeki ve tesisteki her bir bağlantı noktası aynı şekilde tanımlanır, belgelenir ve işaretlenir. Thermomark Prime, esnek uygulama seçenekleri, açık ve kolay okunur baskısı ile AVU Netz sistem teknisyenleri için çok önemli olan kontrol panosundaki sistemlere uygun çözümler sunabildi. Maubach, “40 yaşındaki klemensleri  bile en son yazıcı teknolojisiyle herhangi bir sorun olmaksızın işaretleyebiliyoruz” diyor.

Bir tabletle aynı şekilde çalışan cihaz üzerindeki dokunmatik ekrandan tüm Phoenix Contact baskı sistemlerinde kullanılan CLIP PROJECT markalama yazılımına ulaşmak mümkün. Bu entegre yazılımla kullanıcılar sahada gereken veriyi doğrudan cihaz üzerinden girebilir. Ayrıca, yaratılan markalama projeleri cihaz üzerindeki çeşitli arayüzler, örneğin bir USB bellek yoluyla ve hattâ kablosuz bağlantılar vasıtasıyla tak ve çalıştır fonksiyonuyla iletilebilir ve daha sonra yazdırılabilir ve/veya kaydedilebilir.

 Özet

Bölgesel dağıtım şebekesinin gerektirdiği yüksek işletimsel güvenlik düzeyi, yüksek doğruluk ve kaliteye ulaşmak ,sistem markalama ve dokümantasyonu olmadan mümkün değildir. Maubach; “Phoenix Contact’ın Thermomark Prime baskı sistemi çok kısa bir zaman içerisinde kendisini amorti etti. Şimdi sahada çok daha verimli çalışıyoruz. Mobil Thermomark Prime yazıcıyı edinmemizdeki belirleyici nedenler;yüksek esneklik, dokunmatik ekran yoluyla kolay kullanım ve Eplan CAE sistemimizle mükemmel arayüz bağlantısı oldu.” diyor. Maubach aynı zamanda başka projeleri de belirterek; “Şu anda Thermomark Prime’ı 10 kV yerel şebekelerdeki uzaktan iletim alanında kullanmayı planlıyoruz.”

 

Osmangazi Köprüsü’nde Sistem Kablolama İşleri

From |

Phoenix Contact’ ın sistem kablolama çözümü, sayısız I/O modülünün sorunsuz ve hızlı bir şekilde saha kablolarıyla bağlanmasını sağlar. İstanbul’un yaklaşık 50 kilometre güneyinde, İzmit Körfezi’ nde dünyanın en uzun asma köprülerinden biri inşa edildi ve projede planlanan sıkı takvimin gerçekleştirilebilmesi için kablolama süresinin kısaltılması çok önemli rol oynadı.

Tak ve çalıştır konsepti yer ve zaman kullanımını oldukça azaltıyor

Osmangazi Köprüsü, hükumetin, Türkiye Cumhuriyeti’ nin 2023 yılındaki 100. kuruluş yıldönümü hazırlıkları çerçevesinde başlattığı çok sayıda modernizasyon altyapı projelerinden biridir. İstanbul ve İzmir arasındaki 420 kilometre uzunluğundaki otoyolun anahtar unsuru konumundadır. Bu inşaat ile güncel ulaşım süresi 6.5 saatten 3.5 saate düşürülecektir. Bu kısalma, diğer faktörlerle birlikte otoyol ve köprü kombinasyonunun toplam mesafeyi 140 kilometre kısaltması sayesinde olacaktır. Mühendislerin köprünün planlanmasında coğrafi konumu özellikle dikkate almaları gerekiyordu. Zira köprü doğrudan Kuzey Anadolu fay hattının üzerinde bulunmaktadır. Anadolu bloğu, kuzeye doğru kayan Anadolu plakasıyla Avrupa plakası arasında batıya doğru kaydığından, Kuzey Anadolu fayında gerilimler meydana gelmekte, bunlar yerel olmakla beraber şiddetli depremlere yol açabilmektedir. 1999 yılında meydana gelen 7,5 şiddetinde en son depremde yaklaşık 18.000 kişi hayatını kaybetmişti. Bundan dolayı köprü depremlere karşı dayanıklı olarak tasarlanmıştır. Bununla birlikte deniz tabanına betonarme temeller dökülmüş olup köprü direkleri bunların üzerine ayrışık olarak kurulmuştur. Böylece yukarı doğru dikili duran bu parçalar zeminden izoledir ve deprem durumunda serbestçe sallanabilirler.

Yaklaşık 4500 I/O’ nun değerlendirmesi

Köprünün inşası işi IHI Corporation şirketine verildi. Japon şirketler grubu da köprünün yapımında uygulanacak çeşitli iş paketlerini taşeron şirketlere dağıtmıştır. Asma köprünün bütün altyapısı ve statiği veri kaydı ve güç beslemesinden oluşan karmaşık bir sistem gerektirmektedir. Bu sayede tehlike durumlarının önlenmesi veya bunların mümkün olduğunca hızlı algılanıp karşı önlemlerin alınması amaçlanmaktadır. Köprüdeki proseslerin ve güç beslemesi sisteminin denetim ve kumandası için gerekli SCADA çözümü Siemens A.Ş. tarafından sağlanmıştır. Bu amaçla köprünün kuzey ve güney uçlarının her birinde bir ana besleme binası inşa edilmiş olup bunlara yüksek, orta ve düşük gerilim hatları yerleştirilmiştir. 33kV, 11kV ve 0,4kV olarak farklı gerilim düzeyleri mevcuttur.

Ana besleme binalarının her birinden bir orta gerilim hattı ayrılıp direklerdeki bakım katlarının her birine bağlanmaktadır. Aynı yerde elektrik gerilimini 0,4 kilovolta düşüren diğer bir trafo istasyonu bulunmaktadır. Kuzey ve güney tesis bölümleri yedekli olarak birbirine bağlıdır. Böylece bir sistem çökmesi önlenir. Bunlar içlerinde çeşitli kontrol panolarını barındıran özel konteynerlerde bulunmaktadırlar. Ayrıca konteynerlerde veri kaydı için çeşitli sinyal hatları da bulunmaktadır. Çünkü köprü altyapısını işlevsel tutmak için yapının devamlı denetlenmesi gerekmektedir. Salınımlara, köprüye etki eden dış etkilere, yangın algılama ve trafik denetleme sistemlerine, elektrik tesisatlarına ve kontrol panolarındaki nem oranlarına ilişkin veriler toplanır. Bunun yanı sıra köprüde yol, hava ve deniz trafiği için daima doğru ışıklandırma veya sinyalizasyon güvence altına alınmak zorundadır. SCADA sistemi toplamda 4500 I/O’ nun fiber optik hatlar üzerinden 15 km ötedeki kontrol merkezine iletilen verilerini işlemektedir.

40 terminal noktasını 70 milimetre yapı genişliğinde bağlamak

Parça sistemlerin sinyal değerlendirmesi S7-300/ET 200M kontrol ünitelerinin I/O modüllerinde gerçekleşmektedir. Siemens modüllerin bağlanması için Phoenix Contact şirketinin sistem kablolama çözümünü kullanılmaktadır. Çünkü pano üreticisinin çok kısa süresi vardır (Görsel-2). VIP-Power Cabling ürün ailesi sayesinde S7-300 kontrol ünitesinin I/O modülleri, tak-çalıştır konseptiyle hızlı ve kolayca ray klemenslere bağlanabilir. Böylelikle, çok zaman alan klasik kablolama ve sonrasında kablolamanın doğru yapılıp yapılmadığının testine gerek kalmamaktadır. VIP adaptörlerin avantajı, üretim sürecinden sonra bir yüksek gerilim kontrolüne tabi tutulmasıdır. Bununla birlikte ön adaptörle klemens konnektörleri arasındaki kablolar da kontrol edilir. Kullanıcı böylelikle hatasız ve güvenli bir bağlantı elde etmiş olur. Çıkartılabilir push-in çift katmanlı klemensler ile kontrol sisteminin 40 bağlantı noktası 70 milimetrelik bir yapı genişliğine sığdırılabilir.

Proje yöneticisi Alper Arifoğlu’ na göre yetkililer özellikle sistem kablolamanın klemenslere doğrudan tak-çıkar tekniği ile kombinasyonu sonucunda hem yer hem de zaman tasarrufu sağlamasından çok etkilenmiştir. Bu uygulamada bir pano için normalde on günlük bir çalışma süresi hesaplanır. Çalışanlar panonun mekanik işleri için bir güne ihtiyaç duyarken, geri kalan dokuz gün de pano için tüm elektrik komponentlerin ve kablolamanın yapılması ve Field Acceptance Test (FAT) için harcanır. “Kontrol panolarının imalatı eskiden tam bir zamanlama sorunu teşkil etmekteydi”, diyor Alper Arifoğlu. “Pano imalatçısı sistem kablolama sayesinde aynı işi iki güne düşürdü. Bu da planladığımız zamanda işi bitirmemize kolaylık sağladı.

Çözüm hem küçük hem de büyük akımlı yüklerde kullanılabilir

Bileşenler Siemens tarafından. Burada VIP-Power Cabling ailesinin kolaylığı da öne çıkmaktadır: 20pin ve 40pinli olmak üzere sadece iki ürün tipi vardır ve bunlar tüm ET 200M I/O modüllerine uygundur. Bu ürünler hem dijital hem de analog modüllerle uyumludur. Çünkü kablo kesitlerinin büyük olması sayesinde hem analog sinyaller hem de 250 V AC ve 6 A’e kadar akımlar taşınabilmektedir. Osmangazi Köprüsü projesinde toplamda 24 kontrol panosu Phoenix Contact’ ın sistem kablolama çözümü ile kablolanmıştır.

FAT testi başarılı olduktan sonra kontrol panoları özel konteynerlere yerleştirilmiştir. Bunlar daha sonra köprüdeki ilgili segmentlere yerleştirilir (toplamda 112). Osmangazi köprüsü 2016 yılında trafiğe açıldı. Bu proje sayesinde İstanbul ve İzmir şehirleri arasındaki seyahat süresi oldukça kısalacaktır. Phoenix Contact’ın sistem kablolaması, bu heybetli yapının hayata geçirilmesine katkıda bulunan küçük ama önemli bir parçayı oluşturmaktadır.